TRENDYOL..
TRENDYOL..

Milli ve Yerli Haber Sitesi


  • 15 Ekim 2017, Pazar 17:21
İbrahimKutlay

İbrahim Kutlay

Adamına göre adalet!.

Amerika'nın İstanbul'daki Büyükelçi sıfatındaki süs köpeği ortaya bir vize meselesi attı, günlerce memleketin gündemini meşgûl etmekle kalmadı beraberinde birçok sorunuda önümüze bazı gerçeklerle beraber getirip bizleri aslımızla yüzlertirdi!.

Getirilerini, götürülerini, artılarını, eksilerini tartıştık ve çıkan sonuçta Amerika'nın kocaman bir hiç olduğuna ve toplum nazarında da artık bir yaptırım etkisinin kalmadığına kanaat getirdik!.

Hakkını yemeyelim, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzre, Hükümetimizden Bakanlıklarımıza, bürokratlarımızdan halkımıza kadar herkes Türklüğünün asaletini ortaya koymasını da Conilere hadlerini bildirmesini de ortaya koydu!.

Safını gavurdan yana kullanıp ülkesine ihanet eden muhalefet müsvettereri dışında tabbi!.

Onlara söyleyecek sözümüz zaten yok, elbette kış kışlığını puşt puştluğunu her zaman yapar ve yapmayada devam edecek!.

Vize krizini, karşılıklı restleşmeleri, iyi yada kötü söylemleri bir tarafa bırakıp bir de işin diğer boyutuna bakalım ve kriz neden çıktı, nasıl patlak verdi ve krizin çıkmasına sebep olan denklemler nelerdi onlara bakalım aslında?.

20 küsür yıldır ABD İstanbul Büyükelçiğininde görevli Türk polis memuru Metin Topuz'un ve ismi açıklanmayan diğer görevli Türk vatandaşının ByLock kullandıkları tespit edildi, soruşturma derinleşince de ABD Büyükelçiliğinde FETÖ'nün merkez üslerinden birinin kurulduğu, bu merkezle de firari FETÖ'cüler dahil birçok FETÖ mensubunun darbe girişimi dahil her türlü ihanet faaliyetlerini yürüttüğü ortalığa saçıldı!.

İlgili savcılık makamı Metin Topuz'u kanunlar gereği gözaltına aldı, tespit edilen diğer ajanın Türk makamlarına teslim edilmesini istedi, Büyükelçiliğe giriş çıkışlar abluka alltına alındı, telefon kayıtları inceleme altına alında vs. vs.

Peki bu Büyükelçi denen hergele darbe kalkışmasının mimarlarından biri olmasına rağmen kimsenin gücü yetmiyor mu!.

Adil Öksüz'ün darbe gecesi kendisiyle yaptığı konuşmalar resmi belgelerle kayıt altına alınmışken, Büyükelçilikten Adil Öksüz'ün arandığı raporlara yansımışken, 15 Temmuz darbe kalkışmasından sadece 10 saat kadar önce darbeci komutan Memduh Hakbilen ile Çengelköy'de buluştuğu, güvenlik kameralarında mevcutken, CİA ajanlarıyla darbeyi koordine ettikleri bilirkişilerce tepit edilmişken, beceremeyeceklerini anladıkları zaman da darbeye karışıp yakalandıklarında ötme ihtimali olanları konsolosluklara ait araçlarla sınır kapılarından geçirip yurtdışına kaçırdığı bal gibi ortadayken neden bu çakala müdahale edilmiyor!.

Amerika'ın Papazını, vakıf yöneticilerini, konsolosluk çalışanlarını ve darbe kalkışmasında rol almış olan ayakçılarını alıp cezaevine atan devlet neden gözaltına alıp iadeleri istendiği zaman suçlarını bağıra bağıra sıraladığı bu ayakçıları bizzat organize eden Büyükelçi bozuntusuna gücünü yettiremiyor!.

Memlekette OHAL var, bu Büyükelçi denen hergelenin dokunulmazlık gibi bir özelliği yok, suçu resmi belgelerle sabit, hatta suçüstü yakalanmış ama ne hikmetse herif veda turları atarken bile ülkemizi terör eylemleri üzerinden tehdit etmeye devam ederken bizimkiler sadece bu hergelenin verdiği veda resepsiyonuna katılmadıkları için övünüyorlar!.

Belki toplum hassaiyetimize dokunup sinir uçlarımızı kaşıyacak bir örnek olacak ama diyelimki bu Büyükelçi denen herif bir kadınımıza sarkıntılık etmiş olsaydı, küçük bir kızımıza cinsel saldırıda bulunmuş olsaydı yada cinsel içerikli başka bir suça tevessül etmiş olsaydı tutuklamayacak mıydık!.

Elbette tutuklayacaktık ve itiraz eden ADB'ye de haddini en sert biçimde bildirip gereken cezayı vermekte tereddüt bile etmeyecektik!.

Peki memleketimizin, bayrağımızın, toprağımızın, milletimizin ırzına geçmeye kalkanlarla birebir münasebetleri olduğu halde neden bu gerçeği de bir namus meselesi olarak kabul edip gerekeni yapmaktan aciz bir durum içerisindeyiz!.

Ülkemizin namusu, iffeti, izzeti, şerefi, bir kadınımızın iffeti, bir çocuğumuzun psikolojik dengesi kadar değerli değil mi!.

Elimizde şu Büyükelçi denen zırvanın tutuklanması için kuvvetli argümanlar varken, 251 Şehidimizin katilleriyle kok kola girip darbe teşebbüsünde bulunduğu kamera kayıtlarında bile ortaya çıkmışken nedir bu uzaktan uzağa izleyip söylediklerine sadece cevap vererek yetinmek!.

Arkadaşlar kusura bakmayın da; bir Papaza, bir polise, birkaç büyükleçi çalışanına kanun yetkilerini sonuna kadar kullanıp uygulamaya geldimi aslan kesilmek ama iş çıbanın başı olan darbe işbirlikçisi büyükelçiye gelince sus pus olup gidişini arkasından baka baka izlemek kuru bir meydan okumaktan ibarettir sadece!.

Ben bu acziyeti devletime yakıştıramadım!.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık