PEUGEOT..
ÇİÇEK SEPETİ..

Milli ve Yerli Haber Sitesi


  • 26 Aralık 2017, Salı 16:50
İbrahimKutlay

İbrahim Kutlay

Çıkarılan sadece kâğıt üzerinde bir kanundan ibaret, vatandaş zaten bildiğini okuyacak!

Öncelikle şunu altını çizerek belirtmekte fayda var ki; son yayımlanan KHK ile hiç bir sivil vatandaşa "beline silahını tak, eline bıçağını al, kap kazma sapını çık sokağa, kime gıcık kapıyorsan sık kafasına yada vur öldür demiyor!.

Kanaun, bazı işgüzar FETÖ'cü hakim savcı ve yetki sahibi haşhaşilerin 15 Temmuz'da devleti için sokağa çıkmış olan vatansever kişileri intikam almak maksadıyla yargılamak istemesinin önüne geçmek için çıkartıldı ve 15 ile 16 Temmuz tarifleri arasındaki zaman dilimini kapsıyor sadece!.

Bazı muhalif müsvettelerin veya davul kendi boynunda asılı olupta tokmak başkasının elinde olan muhalefet tamtamcılarının iddia ettiği gibi her toplumsal olayda vatandaş sokağa fırlayıp eylemciyi, darbeciyi, provakatörü asıp kesme yetkisi ile donatılmıyoır anlayacağınız!.

Gösterilen saçmalık ötesi tepkilere, çıkan çatlak seslere bakıldığı zaman KHK'ya eklenen maddeyi imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 1980 darbesini yapmak için kaos ortamını bizzat hazırlayan zahmetli Kenan Evren gibi akşam Sağ'cının eline verdiği silah ile Sol'cu öldürteceğini, sabah Sağ'cıdan alıp Sol'cuya vereceği aynı silah ile Sağ'cı öldürteceği zannediliyor!.

Velevki vatandaşa böyle bir yetkinin verildiğini düşünün!.

Devlet otoritesi tamamen ortadan kalkarmış, içsavaş çıkarmış, memleket kaosa sürüklenirmiş, Ortadoğu'daki Cehennem çukuru ülkeler gibi bir hâl alırmışız gibi saçma sapan beyanlarda bulundu bizim aşırı domokrat(!) yazar çizerler!.

15 Temmuz gecesini ve ertesi sabah devam eden 16 Temmuz sabahını bizzat Kısıklı ve Boğaziçi köprüsünde yaşayan bir kardeşiniz olarak sormak istiyorum sizlere; darbe kalkışmacılarının üzerinizden sorti yaparak F-16'ları uçurduğu anlarda, helikopterlerle millete uçaksavar mermilerini sıralarığı o karanlık gecede, tankların sivil insanları altlarına alıp ve yol kenarlarındaki bariyerlerde sıkıştırarak biçtiği zamanlarda, yetkiyi elinde bulunduran kanı bozuk soysuzların hedef gözetip nişan aldırarak vatandaşa G-3 tüfeklerle ateş edip vücutlarını paramparça ettiği o alacak karanlıkta devlet otoritesi ortadaydı da, içsavaş çıkmamıştı da, kaosa sürüklenmemiştik de, Ortadoğu'dan daha beter bir hal almamıştık da ben mi bunları ütopik bir kafa yazısıyla yazıyorum şimdi!.

Çıkan kanuna tepkiyi ilk gösteren yine malumunuz CHP oldu ve önce Meclis'te düzenlediği basın toplantısında her zamanki çığırtkanlığını aşinası olduğumuz felaket tellalı Bülent Tezcan aracılığı ile yapıp daha sonraki açıklamasında ise bu kanunu Anayasa Mahkemesine taşıyacağını söyleyerek kurusukıdan atmaya devam etti!.

Keza, CHP'nin milletvekilleri de sosyal medya hesaplarından çıkarılan kanunu saptırabildikleri kadar saptırıp Ali Cengiz üçkâğıtlarıyla topluma korku ve kaos pompalamaya kalktılar!.

Bakın şimdi size aynı CHP zihniyetinin 1931 yılında Cumhurbaşkanı Mustafa kemal Atatürk önderliğinde çıkardığı bir kanunu noktasına virgülüne dahi dokunmadan buradan aktarayım:

Kanunun çıkarıldığı tarih: 20/7/1931

Kanun No: 1850

İsyan mıntıkasında islenen ef'alin suç sayılmayacağına dair kanun

Madde 1-  Erciş, Zilan, Ağrıdağ, havalisinde vuku bulan isyanla, bunu müteakıp birinci umumu müfettişlik mıntıkası ve Erzincan Plümür kazası dahilinde yapılan takip ve tedip hareketleri münasebetlerile 20 haziran 1930 dan 1 kanunnevvel 1930 tarihine kadar askeri kuvvetler ve Devlet memurları ve bununla birlikte hareket eden bekçi, korucu, milis, ve ahali tarafından isyanın ve bu isyanla alakadar vak'aların tenkili emrinde gerek müstakillen ve gerek müstereken işlenmiş ef'al ve harekat suç sayılmaz.

Madde 2- Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.

Madde 3- Bu kanun icrasına Adliye ve Dahiliye Vekilleri memurdur. 26/7/1931 

Bu kanun Seyit Rıza İsyanı denen süzmece bir ayaklanma bahane edilerek çıkarıldı ve devlet Kürtlerin yaşadığı bölgeleri asekri güçleriyle adeta cehenneme çevirdi, kadın, çocuk, yaşlı, hasta, masum ayrımı yapılmadan onbinlerce kişi devletin en çirkin yüzüyle karşılaşıp hayattan acımasızca koparıldı, kalanlar ise çeşitli işkencelerden geçirildi hatta yaşanan tecavüz vakaları nedeni ile binlece çocuk dünyaya daha yeni gelmişken Batı bölgelere kundaklarıyla sürgün edildi!.

Öyle ki; Atatürkün manevi kızı olan Sabiha Gökçen'in kendi beyanına göre, havada uçan sinek bile hedef alındı!.

Ülkeyi seçimsiz bir dikta sistemiyle 27 yıl yöneten CHP zihniyeti bundan daha beter bir kanun çıkardığı zaman, çıkardığı kanunu bizzat uyguladığı zaman, uymayanları darağaçlarında sallandırdığı zaman alkış tutan zihniyetin kırıntılarına göre 1931'de çıkarılan kanun yerinde ve doğru oluyor ama bugün Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin milletin bekası için çıkardığı kanun beraberinde felaketleri sürükleyip getiriyor öyle mi!.

Kimse kusura bakmasın, bu ülkede kanunları halkın seçmeye bile fırsat bulamadığı bir gecede 600 yıllık hanedanlığı yıkıp bir gece de çakma inkılaplarla kuran kişiler koyabiliyorsa, halkın her 5 yılda bir seçip ehliyet verdiği hükümetlerde bal gibi koyar, çok itirazı olan varsa 2019'daki seçimlerde galip gelip ilk iş olarakta bu kanunu tekrar değiştirir!

Şimdi bu utanç vesikasını bırakıp tekrar 15 Temmuz meselesine dönelim!.

Nedir devletten istenenler: 15 Temmuz darbe kalkışmasına yeltenen vatan hainlerine kesinlikle dokunulmasın, devleti zorla ve cebren de olsa ele geçirmeye kalkmış olsalar dahi demokrasinin her türlü nimetlerinden sonuna kadar faydalandırılsınlar, yargılanmaları esnasında Şehid ettikleri 251 vatandaşımızın yakınlarıyla göz temasları bile olmasın, vatan haini olsalarda kesinlikle kendilerine onur kırıcı tek bir kelime edilmesin, istedikleri gibi üzerinde hocaları olacak şerefsiz vaiz bozuntusunun özel olarak yazdırdığı tişörtlerle istedikleri gibi şov yapabilsinler, tuluma falan gerek görülmesin, aradan 3 5 yıl geçince de verilen ceza kararları bozulsun bu şerefsizler de ellerini kollarını sallayarak tahliye olup gitsinler!.

Bu şerefsizlere 15 Temmuz gecesi tekme yumruk atan vatandaşlar devletin askerine saldırdıkları için, tanklarını helikopterlerini, uçaklarını, silahlarını gasp ettikleri için, kışlaların önlerini kapattıkları için, darbecileri vazifelerinden alıkoydukları için, darbeyi gerçekleştiremeyip hükümeti kurma görevinin Bakırköy Belediye Başkanının evinde hazır ve nazır yeni hükümet kurma görevi bekleyen Kemal Kılıçdaroğlu'na verilmesine engel oldukları için katıksız müebbet hapis cezalarına çarptırılmalarını mı bekliyordunuz beyler!.

Gözlerimizin önünde, yanımızdaki arkadaşlarımızı öldüren bu şerefsizleri teslim oldukları zaman "En Büyük Asker Bizim Asker" naralarıyla karşılayıp omuzlarımıza alarak köprünün bir başından diğer başına tur attırmamız mı gerekiyordu yoksa!.

Siz kendinizi darbe yapmayı başaran Kenan Evren, bu milleri de Kenan Evren'in pofpoflayıp şakşakçılık yapan yavşak zihniyetle karıştırdınız galiba!.

Şu da var olan bir gerçektir, hükümet kanadının sulandırılmaya çalışılan bu kanuna açıklama yapması da muhalif kanadın bu kanunu sulandrımaya kalkması da zaten havada kalmış birer açıklama olmaktan öteye geçemeyecek!.

Şu saatten sonra olası bir darbe kalkışmasının cereyan etmesi durumunda halk zaten 15 Temmuz Darbe kalkışmasını bastırdığı gibi sağduyulu davranmayacak ve eline geçen ilk fırsatta vatan hainlerinin cezasını mahkemelere yargılamalara falan gerek kalmadan bizzat kendi bildiği yöntemlerle uygulayacak!.

En azından ben kesinlikle kendi üzerime düşen infaz görevini devlete yük etmeyi düşünmüyorum!!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık